Üst Menü

Kızamık ve Tedavisi

Kızamık ve Tedavisi

Kızamık hastalığı (Rubeola), morbilli olarak adlandırılan özel bir virüsün bulaşması sonucunda meydana gelen, son derece bulaşıcı bir çocukluk hastalığıdır. Kızamık hastalığı, özellikle 3 yaşın altında, yaşlılarda ve hamile bayanlarda tehlike arz etmektedir. Hastalık genellikle sonbahar, kış, mart ve özellikle soğuk geçen nisan aylarında artar. Yaz aylarında sık görülmez.

Kızamık virüsü, genellikle hasta kişilerin hapşırması ya da öksürmesi sonucunda hava yoluyla yayılmaktadır. İyi havalandırılan ve güneş alan yerlerde kızamık virüsünün bulaşma ihtimali düşüktür. Hastanın kullanmış olduğu yemek kapları, çamaşır ve oyuncaklar ile virüs bulaşmaz. Hastanın kullanmış olduğu çatal ya da kaşık iyice temizlenmeden, virüse duyarlı bir kişi tarafından kısa bir süre sonra kullanılırsa virüs bulaşabilir. Virüs, vücuda girdikten sonra ağız ve burun boşluklarına yerleşerek yayılmaktadır. Virüs insan vücudu dışında yaklaşık 2 saat yaşamını sürdürebilmektedir. Virüsün vücuttaki kuluçka süresi ise 10 gün civarındadır.

Kızamık genellikle çocukluk döneminde görülmesi sebebiyle çocukluk hastalığı olarak görülmektedir. Kızamık hastalığı atlatıldıktan sonra, vücut kızamık virüsüne karşı bağışıklık kazanmaktadır. Bu sebeple kızamık hastalığını çocukluk yaşlarında görmemiş olan yetişkin kişilerde de kızamık hastalığı görülebilmektedir.

Kızamık vücudun direncini kıran bir hastalıktır. Bu sebeple kızamık hastalığı esnasında vücutta bulunan diğer mikroorganizmalar larenjit, ağız iltihabı, gastroenterit, orta kulak iltihabı, zatürre, beyin iltihabı, menenjit, bronşit gibi iltihabik rahatsızlıklara sebep olabilir.

Önemsenmemesi halinde, kızamık hastalığı ölüme dahi sebep olabilmektedir.

Kızamık Hastalığının Belirtileri

Yanağın içerisinde iğne başı büyüklüğünde, çevresi koyu kırmızı, içi ise gri – beyaz renkli koplik lekeleri görülür. Hastanın gözleri kızarır ve ışığa bakamaz, bademcikleri şişer.

3 – 4 gün devam eden öksürük, 39 – 40 °C ateş, titreme, konjoktivit (göz iltihabı) ve nezlenin ardından hastanın ateşi düşmeye başlar. Ateşin düşmesinin ardından; alın, kulak arkası ve saçlı deriden başlayan ufak boyutlu, pembe – kırmızı renkli döküntüler ortaya çıkar. Döküntülerin görülmesinin ardından ateş tekrar artar ve döküntüler tüm vücuda yayılır. Döküntüler 5 – 7 gün içerisinde kaybolur.

Kızamık Hastalığının Tedavisi

Kızamığın tedavisinde kullanılan herhangi bir özel ilaç yoktur. Hastalığın etkilerini azaltabilmek için, doktor kontrolünde ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar verilebilir. Varsa, kızamığın etkisiyle ortaya çıkan diğer hastalıklar tedavi edilir. Kızamık hastalığının ihbar edilmesi (haber verilmesi) mecburidir. Hastanın en az 9 gün tecrit edilmesi gerekmektedir.

Özel bir ilacı olmasa da, kızamık hastalığının önüne geçebilmek için 12 – 15 aylık çocuklara kızamık aşısı yapılmaktadır. Kızamık aşısı, kızamıktan korunmada çok etkili bir yöntemdir. Kızamık aşısı olan kişi, çok hafif bir kızamık geçirerek bağışıklık kazanmaktadır. Kızamık daimi bir bağışıklık bırakır. Bu sebeple bir kere kızamık olan kişiler bir daha kızamık olmaz.

Kızamık hastaları güneş gören, sık sık havalandırılan ve sıcaklığı 18 – 22 °C olan bir odada yatırılmalıdır. Hastanın ağız temizliğine dikkat edilmelidir.

Ateşli dönemde meyve suyu, süt, sütlü yiyecekler ve et suyu tüketilmesi önerilmektedir. Hastanın istemesi durumunda; yumurta, ızgara veya haşlanmış et, taze meyve ve sebze tüketilebilir. C ve A vitaminleri hastalığın atlatılmasında faydalı olmaktadır. Bunlara ek olarak bol miktarda su tüketilmelidir.

Nezlesi olan çocuklar salgın dönemlerinde okula gönderilmemelidir.