Üst Menü

Temel mi Yoksa Teknik Analiz mi Daha Önemli?

Sadece teknik analize dayalı olarak başladığım borsa yatırımlarıma temel analiz ve teknik analizi kullanarak devam ediyorum. Her iki analiz hakkında da kısa bilgiler verdikten sonra kendi uyguladığım yolu anlatmaya çalışacağım.

Her iki analiz yaklaşımı da bir hisse senedini analiz etme sürecinde belirli aşamalarda kullanılması gereken yöntemlerdir. Sadece teknik veya sadece temel analizi kullanmak yerine ilgili aşamalarda her iki analizi birleştirerek kullanmayı denemek doğru hissenin doğru zamanda alınmasını sağlayacaktır.

Temel analiz, bir şirketi enine boyuna değerlendirip şirkete ve dolayısıyla onun hisse senedine değer biçme sürecinde yapılan analizleri ifade eder. Bu analizde, şirketin bilanço ve gelir tablosunda yer alan finansal verileri üzerinden nakit akım tabloları oluşturulur; likidite, borçluluk, karlılık ve büyüme oran analizleri yapılır; faaliyet raporlarında yer alan bilgiler ışığında yatırım durumu incelenir.

Sadece şirket değil genel bir ekonomik analiz ve şirketin yer aldığı sektörün ekonomideki durumu da irdelenir. Ekonominin hangi yöne gittiği, şirketin bu gidişata uyum sağlayıp sağlamayacağı belirlenmeye çalışılır. Şirketin yer aldığı sektörün genel ekonomi içindeki payı ve gelişimi de önemlidir. Devletin belirli alanlarda sağladığı teşviklerin analiz edilen sektör ve şirket için geçerli olup olmadığı, geçerli ise şirkete olumlu katkı yapıp yapmayacağı araştırılır. Geçmiş dönemlerde eğer var ise benzer teşvik uygulamalarının şirketin finansal verilerine nasıl bir katkı yaptığı bulunmaya çalışılır. Belirlenen şirketin yer aldığı sektör içerisindeki diğer şirketlere göre durumu da finansal verileri ve yatırımları üzerinden karşılaştırmalar yapılarak incelenir.

Tüm bu analizler, günümüzü değil gelecekteki ekonomik koşullar çerçevesinde şirketin nasıl ve ne ölçüde nakit yaratacağını tahmin etmeye yöneliktir. Çünkü bir şirket karlı olduğu ve nakit akımını sorunsuz devam ettirebildiği sürece kendine yatırımcı çeker. Bu şekilde, bir hisse senedinin değeri belirlenir. Mevcut durumda hisse senedinin fiyatı, şirket değerleme süreci sonunda belirlenen hisse fiyatının altında ise alım yapılması düşünülebilir.

Teknik analiz, hisse senedi fiyatının temel analiz sonucunda belirlenen hisse senedi değerine, ne zaman gelebileceğine dair öngörü sürecinde yapılan analizleri ifade eder. Teknik analizde, şirketin temel analizde değerlendirilen tüm verilerinin fiyata yansıdığı kabul edilir. Teknik analiz, “Tarih, tekerrürden ibarettir.” felsefesini benimseyen bir yaklaşımdır. Dolayısıyla hisse fiyatlarının daha önceki artış veya azalışlara paralel benzer durumları sergileyeceğini kabul eder.

Teknik analiz sürecinde, hisse fiyatının belirli kanallar içerisinde hareket durumu, geçmişteki fiyat ortalamalarının neresinde olduğu, belirli formasyon koşullarını sağlayıp sağlamadığı incelenir. Kanal ve formasyon çizgileri, yakın veya uzak geçmişteki hisse fiyatları ve hacimleri üzerinden türetilen indikatörler yardımıyla hisse senedinin direnç ve destek seviyeleri belirlenir ve alım veya satım kararları verilmeye çalışılır.

Ancak şu unutulmamalıdır ki; teknik analizle belirlenen destek ve direnç seviyeleri kırılmak içindir. Bu kırılmayı sağlayacak olan da temel analizle değerlendirilen şirketin gücüdür. Bir şirketin değeri gün geçtikçe artıyor ise hisse fiyatının içerisinde hareket ettiği kanalın tepesi kırılacak, yeni bir kanal oluşacak, indikatörler tepede olduğu için sat sinyali verse bile hisse fiyatı artmaya devam edecektir. Dolayısı ile sadece kanal, formasyon çizimleri, indikatör sinyalleri ile yüksek miktarlarda kazanç sağlamak kolay olmayan bir iştir.

Teknik analize göre kısa süreli hisse senedi alım satımı yapmak; kişinin günlük iş hayatına olumsuz yansır, borsa ekranına sürekli bakma gereği oluşturur, stres yaratır, psikolojide gel-gitlere neden olur, komisyon tutarının artmasına yol açar. Tüm bunlar, temel analizin ve uzun vadeli yatırımcı olmanın önemli olduğuna karar verene kadar benim yaşadıklarımdı. %30’luk zararı gördükten sonra bu işe dur demenin vakti gelmişti. Temel analizi öğrenip birkaç iyi şirketi analiz ettikten sonra içlerinden birine karar verdim. Ben artık birden fazla hissenin analizi ile aynı anda uğraşmamak için bir hisse seçtim ve ona uzun vadeli yatırım yapmayı tercih ettim. Ancak sektör riskinden uzaklaşmak için farklı sektörlerden 2-3 hisseye yatırımınızı bölüştürebilirsiniz.

Temel analiz sürecinde incelediğim verilerden hareketle ileride değerleneceğini düşündüğüm hisseye yatırım kararı verdikten sonra hisse senedinin teknik analizini de inceledim. Kanalları oluşturdum, hareketli ortalama ve indikatörlere göre hisse fiyatının kısa dönemde düşebileceği yeri belirledim. Alım yapmak için bu fiyata yaklaşmasını bekledim. Ve yaklaştığında da alımımı gerçekleştirdim. 2016 Haziran ayında %30 zararda iken yatırım yaptığım hisse senedinde 2017 Temmuz sonu itibariyle başabaş noktasına gelmiş durumdayım. Yani 1 senede %30’luk kar sağlamış oldum. Üstelik her gün al-sat yapmadan, komisyon ücreti ödemeden, strese boğulmadan..

Daha hızlı para kazanayım derken çok kaybettim ben. Bunun günlük yaşantıma etkisi de olumsuz oldu. Ancak şu anda, temel analiz sonucunda karar verdiğim bir hissede, teknik analiz yöntemleri ile doğru zamanda alım yapmaya çalışarak uzun vadeli bir borsa yatırımcısı olmaya gayret ediyorum.

al-sat, borsa, finansal analiz, formasyon, hisse senedi belirleme, indikatör, şirket değerleme, teknik analiz, temel analiz, uzun vadeli yatırımcı, yatırım