Üst Menü

Gebelik Aylarına Göre Bebeğin ve de Annenin Durumu

Gebeliğin 1. ayı (0 – 4. haftalar):

Gebeliğin birinci ayında, yani ilk 4 haftasında adet gecikmesi henüz yeni olmuştur. Genellikle anne adaylarının adeti birkaç gün gecikmiştir, bunun üzerine gebelik testi yaptırmışlardır ve de sonuç pozitif çıkmıştır.

Gebelik testi idrarla ya da kan ile yapılabilmektedir. Gebelik testinin idrar ile yapılması tavsiye edilmektedir. 3-4 günlük adet gecikmesinden sonra idrar ile yapılan testler hem güvenilir sonuçlar vermektedir, hem de idrar ile yapılan gebelik testleri kan ile yaptırılan testlere göre daha zahmetsizdir.


İdrar testi pozitif çıktığı anda, döllenmiş yumurta henüz milimetreden çok daha küçük bir boyuttadır. Sperm ve de yumurta hücresi birleşerek tek bir hücre halini almış, bu tek hücre daha sonra bölünerek 2, 4, 8, 16, 32, 64 gibi sayılar ile hücreler bütününü oluşturacaktır.

Gebeliğin 2. ayı (4 – 8. haftalar):

Anne adayında gebeliğin 2. ayında; bulantı, bel ağrısı, uykuya eğilim, iştahsızlık başlayabilir. Ayrıca anne adayı bu ayda bazı yiyeceklerden ya da sigara, parfüm gibi bazı şeylerden tiksinmeye başlayabilir. Sigara içen anne adaylarının %80 – %90’lık bir kısmı bu ayda sigaradan soğumaya başlamaktadır. Her anne adayında bu belirtiler farklı farklı ortaya çıkabilir.

Eğer anne adayında yukarıda bahsedilen hamileliğe özgü belirtilerden hiçbirisi ortaya çıkmamış ise hiçbir şekilde kaygı duyulmamalıdır. Önemli olan, bebeğin ultrasonda görülen gelişiminin sağlıklı olmasıdır.


Bu ayda bebeğin organlarının konumlarına doğru hücresel bir göç başlamaktadır. Kalp bu dönemde 120 ila 160 arasında bir ritimde atmaya başlamıştır ve de bu atışlar yavaş yavaş ultrasonda görülmeye başlanmaktadır. Organ gelişimi olarak beyin hücreleri oluşmaya başlamıştır, kollar ve bacaklar taslak olarak oluşmaya başlamıştır, iç organlar oluşmaya başlamıştır.

Gebeliğin 3. ayı (8 – 12. haftalar):

Hamileliğin 3. ayı gelişmenin bebek açısından çok hızlı olduğu bir aydır. Organ gelişimi son aşamalarına gelmiştir. Bebeğin kolları, bacakları yavaş yavaş uzamaya başlar, gözler iyice oluşmaya başlar, oluşması en zor yapılardan birisi olan ve de oluşumu yaklaşık olarak dört hafta süren dudak ve de damağın oluşumu da yaklaşık olarak bu döneme denk gelir. Gözler yanlara doğru iken ortaya doğru yaklaşmaya başlar. Beyin dokusu hızlı bir biçimde oluşmaya başlar. Bebekte tat alma ve dokunma duyusu gelişir. Henüz 2-3 santimetrelik ufacık bir yapı olmasına rağmen bebek bu dönemde yavaş yavaş hareket etmeye başlar.


2. ayda da olabileceği gibi, 3. ayda da anne adaylarının en büyük korkusu hiçbir şey yiyemedikleri için bebeğe herhangi bir zarar gelebileceği korkusudur. Anne adayları bu konuda hiçbir şekilde tedirgin olmamalıdırlar. Bu durum gayet normaldir. Bebeğin bu ay içerisinde besin ihtiyacı düşük olduğundan, anne adayı çok az beslense dahi bebeğe herhangi bir zarar gelmez. Anne adayları için önemli olan 12. haftadan sonra iyi beslenmeleridir.

Anne adayları bu dönemde de doktor kontrolüne gitmelidir. Bu dönemde doktor kontrollerinde; kan sayımı, idrar tahlili, idrar kültürü, toksoplazma, kızamıkçık, tiroit gibi bazı testler yapılmaktadır.

Gebeliğin 4. ayı (12 – 16. haftalar):

Bu dönemde ultrason ile bebeğin durumuna bakıldığında, daha önceki haftalarda kolları, bacakları ufacık olan ve de taslaklar halinde görülen bebek, artık hayret verici bir şekilde parmakları bile sayılabilecek durumdadır. Bebek bu dönemde oldukça hareketlidir ve de artık bir insan şeklini almış durumdadır.

Önceki aylarda bebeğin baş ile gövdesi yaklaşık olarak aynı boyda iken bu ayda gövde biraz daha uzayarak baş ile gövde uzunluğunun oranı daha normal bir hal almaktadır. Bu ayda kol ve bacaklar da uzamıştır. Gözler artık ortaya doğru hareket etmiştir. Beyin dokusu hızlı bir şekilde gelişimini sürdürmüştür. Ayrıca bu ay içerisinde bebeğin kalbi, boşlukları da görülebilecek şekilde ultrasondan yavaş yavaş seçilebilmektedir.


Bu dönemde bebeğin omurgası son şeklini almıştır. Ultrasonda bebeğin omurgası kemikleri teker teker sayılabilecek şekilde görülebilmektedir. Bu dönemde bebek yine çok hareketlidir. Bu dönemde hıçkırma, göğüs kafesini genişletme, sola ve sağa oynama, kollarını – ellerini açıp kapatma bebeğin en sık yaptığı hareketlerdendir.

Bu dönemde anne adayı hamileliğe adaptasyonu tamamlanmış olduğundan daha rahattır. Bulantı ve kusmalar çoğu zaman geçmiştir. İştah çoğu zaman yerine gelmiştir. Anne adayları daha önce tüketemediği besinleri bu dönemde doktor tavsiyesine göre tüketebilmektedir.

Bu dönemde anne adaylarına önerilen, Omega-3 içeren balık, ceviz, ıspanak, semizotu gibi besinlerin bolca tüketilmesidir. Ayrıca kalsiyum kaynakları olan süt ve süt ürünleri ile koyu yeşil yapraklı sebzelerin bolca tüketilmesi de tavsiye edilmektedir.

Gebeliğin 5. ayı (16 – 20. haftalar):

Bu dönem anne adaylarının karınlarının yavaş yavaş belirmeye başladığı dönemdir. Bazı anne adayları daha önceki dönemde karınlarının belirmeye başladığını gözlemleyebilirlerken, bazı anne adaylarında karın hala belirginleşmeyebilir. Bu tamamen kişisel ve gayet normal, doğal bir farklılıktır.

Bu dönemde yavaş yavaş kıyafetlerin değiştirilmesinde fayda vardır çünkü bu dönemde kıyafetler dar gelmeye başlayabilecektir.

Bu dönemde ayrıca karında çatlaklar oluşmaya başlayabileceğinden, doktorun önerisi ile alınabilecek kremler ya da kozmetik mağazalarından temin edilebilecek gebelik çatlaklarını önleyici kremler kullanılabilir.


Bebek bu dönemde çok daha hızlı bir şekilde büyümeye devam eder. Bebeğin bütün organları yavaş yavaş kitlesel olarak büyümeye başlar. Bebek yakında işitmeye başlayacağı için, bu dönemde sesleri dış kulak yolundan içeriye ileten çekiç, örs, üzengi gibi kulak kemikleri yavaş yavaş oluşmaya başlar.

Bebek bu dönemde ultrasonografide çok ayrıntılı bir şekilde gözlemlenebilmektedir.

Ayrıca bu dönemde beyin çok hızlı bir şekilde büyümeye başlamaktadır. Beyin geliştirici en önemli maddelerden birisi Omega-3 olduğundan, bir önceki dönemde belirtildiği gibi bu dönemde de anne adayları bol bol balık, ceviz, ıspanak, semizotu tüketmeye devam etmelidirler.

Anne adayının doktor önerisi ile kullanacağı vitaminlere devam etmesi gerekmektedir. Anne adayının bazı durumlarda ekstradan bir kan ilacı takviyesi kullanması da gerekli görülebilir.

Ayrıca “üçlü test” olarak adlandırılan test bu dönemde yapılmaktadır.

Gebeliğin 6. ayı (20 – 24. haftalar):

Bebek zaten çok hareketlidir fakat bebeğin hareketlerinin hissedilebilir hala gelmesi ilk hamileliğini yapan anne adayları için 19. ila 23. haftaların arasına denk gelmektedir. Daha önce doğum yapmış olan anne adayları, bebeğin hareketlerini 16. hafta civarında hissedebilmektedirler.

Bu dönemde akılda bulunması gereken bir husus şudur; bebek her zaman hareketlidir fakat anne adayları bu hareketleri bazen hissedebilir, bazen de hissetmeyebilirler. Bu gayet normal bir durumdur.

Bu ayın sonuna doğru bebeğin kemik yapısı güçlenmeye başlayacağından, baba adayı anne adayının karnına elle dokunarak bebeğin hareketlerini hissedebilecektir.


Bebekte bu ayda kaslar hızlı bir şekilde gelişmeye başlar. Bebek kolunu – bacağını oynatarak, solunum hareketi yaparak bilinçli olarak hareket eder. Bebek bu hareketleri, doğumdan hemen sonra yapacağı solunum, süt emme gibi işlevlerde kullanacağı kasları geliştirebilmek amacıyla yapmaktadır.

Bebek bu ayın sonlarına doğru ilk sesleri duymaya başlar. Bebeğin duyduğu ilk sesler; anne adayının kalp sesleri, annesinin bağırsak hareketleri ve de etraftan duyduğu seslerdir. Bebeğin etraftan duyduğu sesler kalın seslerden ziyade daha çok ince seslerdir çünkü bebeğin kulak kemikleri bu ayın sonunda daha çok ince sesleri duyabilecek yapıdadır. Annenin kalp sesleri ile bebek arasında bir süre sonra bir bağlılık gerçekleşir. Annenin kalp sesleri bebeği sakinleştirici niteliktedir.

Yapılan çalışmalar, bu dönemin sonuna doğru bebeklerin rüya gördüğünü göstermektedir.

Gebeliğin 7. ayı (24 – 28. haftalar):

Gebeliğin bu döneminde anne adayında sık sık yorulma, acıkma, bel kemiklerinin birbirinden açılması nedeniyle bel ağrısı, varisler, basur gibi şikayetler meydana gelebilir.

Bu dönemin sonlarına doğru bulantılar tekrar açığa çıkabilir. Yine bu dönemin sonlarına doğru mide yanmaları yaşanabilir. Halk arasında bu mide yanmaları “bebek saçlanıyor” olarak nitelendirilse de bu hurafe bir inanıştır.


Geçen ayda veya bu ayın başında, bebek ultrasonografide en detaylı bir şekilde gözlemlenebilmektedir. Örneğin bu dönemde bebeğin kalp odacıkları tamamen oluşmuştur ve de ultrasonda gözlemlenebilir. Ayrıca bebeğin beyin dokusu, gözleri, karaciğeri, akciğerlerinin bulunduğu dokular, genital organı, omurgasının tümü bu haftalarda en detaylı bir şekilde ultrasonda görülebilir. Bu sebeple bu haftalarda yapılan ultrasonografiye “detaylı ultrasonografi” adı verilmektedir.

Ayrıca bazı doktorlar tarafından geçen ayın sonu veya bu ayın başında “Renkli doppler” denilen inceleme de yapılabilmektedir. Renkli doppler ile anneden bebeğe giden kan akımları incelenmektedir.

Bebeğin ayrıntılarının bu haftalardan sonra görülebilmesi zorlaşacaktır. Örneğin ileriki dönemlerde bebeğin parmaklarını saymak, bebeğin elleri yumruk durumunda olacağından daha zor olacaktır.

Gebeliğin 8. ayı (28 – 32. haftalar):

Bu haftalarda anne adaylarında “nasıl ve de ne şekilde doğum yapacağım”, “inşallah erken doğum yapmam” gibi kaygılar başlayabilir.

Anne adayları için “doğum önü izni” yasal olarak 32 + 0. (otuz iki artı sıfırıncı) haftada başlamaktadır. İkiz gebelikte bu izin iki hafta daha önce başlamaktadır. Anne adaylarında bu iznin bu dönemde ya da daha sonra kullanılması konusunda soru işaretleri oluşabilir. Tavsiye edilen, bu iznin bu dönemde istirahat ederek kullanılmasıdır.


Bu dönemde anne adayının bebek hareketlerine dikkat etmesi gerekmektedir. Bu dönemde bebek hareketleri çok sık olmakla birlikte bu hareketler özellikle çalışılan dönemlerde ve de gündüzleri zaman zaman yavaşlayabilmektedir. Bu durumda endişelenmeye gerek yoktur. Bir kenara çekilerek dinlenildiğinde, eğer bebek hareketleri tekrar düzene giriyorsa bebekte bir sorun yok demektir.

Bu dönemde bebeğin akciğerleri yavaş yavaş olgunlaşmaya ve de gözleri görmeye başlamaktadır. Bebek bu dönemde dışarıdan rahim içerisine yansıyan az miktardaki ışığı görmeye başlar.

32. haftanın sonuna gelindiğinde bebeğin 5 duyu organı tamamen gelişmiştir ve de 32. haftanın sonunda bebek artık doğuma hazırdır. 32. hafta ile 40. hafta arasında olan gelişmeler ise; akciğer olgunlaşması ve de beyin gelişimidir.

Gebeliğin 9. ayı (32 – 36. haftalar):

Anne adayının karnı daha da büyüdüğü için bu ayda istirahat ihtiyacı daha da artmaktadır.

Anne adayının bu dönemde iyi beslenmeye devam etmesi gerekmektedir. Anne adayı kalsiyum içeren gıdaların yanında Omega-3 içeren gıdaları ve de bol miktarda sıvı tüketmeye özen göstermelidir.


Anne adayı sol yanına yatarak istirahat etmelidir. Sol yana yatarak istirahat etmek dolaşım sistemini rahatlatan bir pozisyondur. Büyük damarlar sağ taraftan geçtiği için anne adayının sol tarafına yatması bebeğin sağ taraftaki damarlara yapacağı baskıyı azaltacaktır. Sol yanına yatarak istirahat etmek anne adayının mide yanması, varis, ödem, bacaklarda şişme, basur gibi birçok şikâyetini hafifletecektir.

Bu ayda bebek kitlesel olarak çok büyümüştür. Doğduğu zaman normal bir şekilde yaşayabilecek durumdadır. Bu dönemde bebeğin solunum kasları çok hızlı bir şekilde çalışır. Bebeğin solunum sistemi, beyin ve göz gelişimi son şeklini almaya başlar. Bu dönemde bebeklerin %96’sı başı aşağıya, %4’lük bir kısmı da başı yukarıya doğru bakacak bir şekilde doğum kanalından aşağıya doğru ilerlemeye devam ederler.

Gebeliğin son ayı (36 – 40. haftalar)

Hamilelik ortalama olarak 40 hafta sürer. Bu süre 280 güne (9 ay 10 güne) tekabül etmektedir.

Bu ayda anne adayının doğum şekli yavaş yavaş belli olmaktadır. Anne adayları mümkünse doktorun önerisi doğrultusunda normal doğuma yönlendirilmelidir. Normal doğum yapacak anne adayları bu dönemde bebeklerinin yavaş yavaş doğum kanalında ilerlediğini gözlemleyeceklerdir.

Bu dönemde rahimde zaman zaman kasılmalar olabilir. Bu durumda anne adayları hiçbir şekilde korkmamalıdırlar.


Bu dönemde doktora başvurmayı gerektiren belirtilen şunlardır:

1) Düzenli olarak 10 dakikada 3 kez gelen ve de 45 – 50 saniye süren kasılmalar.
2) Kanama.
3) Bebek hareketlerinde azalma.
4) Su ya da nişan gelmesi.

Eğer sezaryan kararı verilmiş ise, sezeryan ile doğum 38.5 ila 39. haftalar arasında planlı bir şekilde yapılmaktadır.

İster sezeryan olsun, ister normal doğum olsun, anne adaylarına Epidural anestezi yönteminin tercih edilmesi önerilebilir. Epidural, sezeryan ile doğumda anne adayı uyumadan tam anesteziyi sağlamak amacıyla belden yapılan bir anestezi şeklidir. Normal doğumda ise, özellikle 10 cm rahim ağzı açıklığı olana kadar olan dönemdeki sancıyı azaltmak için yapılır.